18 Kasım 2013 Pazartesi

Genç Milli Takımlar Düzeyinda Almanya,Ispanya

Özellikle yapılan genç milli takımlar düzeyindeki turnuvalara katılım durumlarını incelemek istedim.Futbol ekolü olan Almanya'ya ve son yılların A milli takım düzeyindeki iddialı futbol ülkesi ispanya nın genç milli takımlarındaki performanslarını merak etmiştim.Ülkemizde genç milli takımlar başlama yaşı U14  yaş takımına kadar çekilmiş bir konumda.Milli takımlar U14 yaş kategorisinden U21yaş grubu ve ayrıca A2 milli takımı bulunmakda.U14 yaş grubuna milli takımları başlatmadaki amaç sanırım küçük yaş gruplarından itibaren genç oyuncuları keşfedip milli takımlar  oyuncu havuzunu genişletmek amacıyla yapılmış bir durum.
Avrupa da milli takımlara baktığımız zaman ise durum Almanya'da ve İspanya'da U15 yaş kategorilerinden başlanmakda.Özellikle almanyadaki sistemle milli takım havuzunu oluşturmadaki okul-klüpler ve federasyon işbirliği verimli,sistemli bir milli takım ve sistemli bir alt yapı kurgusunu gerçekleştiriyor demek doğru olur sanırım.Tabiki elit futbol okulları ,bundesliga da  akademi standartları ve bölge sayıları verdikleri önemi gösteriyor.Almanya ve Ispanya nın  genç milli takımlarına baktığımız zaman avrupa ve dünya şampiyonlarındaki turnuvalara katılım durumlarını inceledim ve durum şöyle;
Almanya U17 avrupa futbol şampiyonasına (2002 den sonra U 17 oldu)bu yaş dilimindeki turnuvada ilk 4 sıraya 16 kez girmişler ve 3 kez şampiyon olmuşlar (1984-1992 ve 2009).U17 yaş gruplarında 5 kez turnuvanın 2.olmuşlar.U17 avrupa şampiyonasının en başarılı ülkesi ise ispanya olmuştur.8 kez avrupa futbol şampiyonu olmuşlar bu yaş kategorisinde.
Almanya U17 dünya şampiyonasında ise bir kez dünya ikincisi (1985) ve iki defa dünya 3.olmuşlar.
Bu yaş grubunda ise en başarılı ülkeler Brezilya ve Nijerya olmuştur.
Fıfa U20 dünya kupasında ise almanya bir kez şampiyon olmuş bir kezde ikinci olmuş durumda
 (1981-1987)yıllarında.Fıfa U20  dünya kupasında en başarılı ülke ise 6 kez şampiyon olan Arjantin.
Son şampiyon ise ülkemizde düzenlenen şampiyonada Fransa olmuştur.İncelediğmiz almanya ise bir kez birinci olmuştur (2009).
Ve gelelim A takım düzeyinde son yılların en iyi ülkesi ispanya.İspanya u20 dünya şampiyonasında en son 1999 yılında şampiyon olmuş,iki kez ikinci olmuşlar.U17 dünya şampiyonasında ise üç kez ikincilik elde etmişlerdir.U21 avrupa şampiyonasında ise iki kez kupayı almişlardır.
Göze çarpan bir yönleri ise en son 2008 de olmak üzere en fazla avrupa şampiyonlukları U17 grubunda 8 kez elde etmişlerdir.

Genel olarak bakmak gerekirse genç milli takımlarda  yarışma ruhu mu,yoksa A takım düzeyine kadar oyuncu çıkarabilmek mi?
Bence esas olan A takım düzeyine kadar oyuncuyu sağlıklı bir şekilde çıkarabilmek .Fakat tabiki bunun olabilmesi için özellikle performans yaş grubunda bu şu anda dünyada 17 yaşa gelmiş durumda bu yaş diliminden itibaren gerek avrupa şampiyonları,gerek dünya şampiyonalarında düzenli şekilde yer alabilmek ve şampiyonalarda başarı elde edebilmek,bünyedeki yetenekli oyuncuların gelişimi açısından önemli sayılır.Bence avrupa ve dünya şampiyonlarına katılım sağlıklı,üretken ve üst yaş gruplarına yhazır oyuncu yetişmesi açısından önemli.

23 Ekim 2013 Çarşamba

Futbolda Sistem Nereden Başlamalı ve Gelişim Programlarının Önemi

Futbolda sistem uzun süredir tartışılan fakat bir türlü açığa kavuşturulamamış ve tam anlamıyla verim alınabilmiş bir durum değildir ülkemizde.Sistem nedir ,sistem nasıl olmalıdır,sistemi etkileyen faktörler nelerdir gibi soruları sorarak iyi bir sistem oluşturabilirmiyiz acaba?Sistemin ne olduğunu bilerek onu tam anlamıyla sindirdikden sonra bunu uygulayabiliriz.Sistem genel anlamda ; ortak bir amacı gerçekleştirmek veya başarmak amacıyla bir araya getirilen, ortak özellikleri olan, birbiriyle etkileşimli parçaların bütününe verilen isimdir.
Peki bu tanıma göre futbolda bir sistem oluşturup yada bu sistemi iyi uygulayan bir model alarak futbolumuzu daha verimli hale getirebilirmiyiz?Tabiki bu alacağımız modelleri iyi belirlemek fakat arada kapanması zor Yada imkansız durumlarına göz ardı etmemek gerekir bence.Bu bilgilere bakarsak futbolda sistemin tabiki alt yapılardan yada şimdiki adıyla  futbol gençlik geliştirme programlarından başlaması gerektiğini bilmeyen yoktur.
Peki verimli,sağlıklı işleyen,üretken ve amaca yönelik çalışan bir futbol takımının alt yapısı nasıl olmalıdır?
Ülkemizde varlığını sürdüren futbol takımlarının bütçeleri tabiki değişkenlik göstermektedir.Buna göre kulübün yapısına göre bir hedef ve strateji belirlenmelidir.Bir hiyerarşi düzeni kurularak görevlendirmeler yapılarak sorumluluk ve görevler net olarak ortaya konmalıdır.
Kulüpler geçmişleri ve mevcut durumlarına ilgili arşiv sistemi kurmalıdırlar.
Hedefleri hayali değil, kulübün şartlarına göre maxımum düzeyde tutmalıdırlar.
Kulüpleri , alt yapıda, eğitici formasyonuna sahip, insan sevgisi ile dolu, kişilikli, dürüst, iş ahlakına sahip, konusunda uzman, çağdaş gelişmelere ayak uydurabilen ve bunları takip edebilen, insan ilişkilerinde iletişimi çok iyi, yeniliklere açık, takım ruhunu seven ve bilen, öz güveni yerinde, eğitim ve kültür durumu yüksek, liderlik özellikleri taşıyan bir antrenör kadrosu oluşturmalıdır.Baya bir şey istemişim sanki:)
Antrenörler , kulüp yapısı içerisinde alt yapı sisteminde, kendi kategorileri ile yükselmeli ve en az 4-5 yıllık sözleşme yapmalıdır. Sisteme uyum sağlayamayanlar sözleşmede belirlenecek kriterler ve anlaşma şartları doğrultusunda sistem dışı kalmalıdır. Tüm antrenörlerin raporlandırma ve bu sistem sürekli olmalıdır.Raporlamaya kesinlikle önem verilmelidir.
Belirlenen kritelere göre teknik kadro oluşturulmalıdır.
Ülkemizde çok büyük bir sorun olan oyuncuların eğitim hayatları ve spor hayatlarını aynı paralelikde yürütmelerini sağlamak için okullarda işbirliği yapılmalıdır.
Akademilere yakın okullara oyuncuları yönlendirmelidir eğitim hayatlarını yakından takip edecek bir birim kurulmalıdır.
Bir alt yapı fonu oluşturulup A takıma çıkıp yararlı oldukdan sonra başka bir kulübe gitmesi durumunda alt yapı fonuna aktarım yapılarak alt yapı ihtiyaçları karşılanmalıdır.
Futbol alt yapılara (akademilere)sponsor bulunmalıdır.
Organizasyonlara önem verilerek gerek oyuncuların gerekse antrenör vizyonlarını genişletmek amacıyla yurt içi ve yurt dişinda model olabilecek takımlarla turnuvalara katılmak.
Akademide yer alan oyuncuların aileleriyle iletişim halinde olup akademilerde iletişim departmanı oluşturup ,ailelere oyuncuların okul hayatlarında aynı önemi vermeleri gerektiği bilinci oluşturulmalı ve antrenörler performans ve gelişimlerini aileler ile paylaşmalıdırlar.
Alt yapıları birimimde çalışan tüm kişilerin koordineli olması ve sürekli bu koordinasyonu toplantılarda görüşmesi gerekmektedir.Tabiki bu şart için hedefi olan başarıyı yakalamaya çalışan ,gelişime açık insanlarla çalışmak gerekiyor.
Yanlızca akademi grupları için çalışan Scout antrenör grubu oluşturulmalıdır.Bu Scout grubu kulubün beklentilerine göre hem yurt içi hemde yurt dışında yetenekleri raporlamaya  yolu ile teknik birimin yetkilisine sunmalıdır.
Antrenör grubuna ihtiyaca göre antrenman kalitesini yükseltmeye ve güncellemeye yönelik eğitimler,seminerler verilmelidir.
Antrenmanların A takım sistemine göre planlanması ve antrenman planlamasında bilimsel veriler ışığında hareket etmek gerekir.
Bu nasıl olabılir;
Farklı yaş gruplarına testler uygulayarak onların eksiklerine göre bireysel antrenman uygulaması yapılarak oyuncunun gelişimini takip edebiliriz.Kesinlikle  her oyuncunun yapısı farklı ve bireysel antrenmana ihtiyacı olacaktır.
 Akademiler 3 evreden oluşmaktadır;
Başlangıç-Gelişim ve Performans yaşları.
Bu evrelere göre planlama yapılmalıdır.Her yaş kategorisinden beklentiler farklı fakat sistem aynı olmalıdır.
Ülkemizde futbola başlama yaşı bana göre çok yüksek bu seviye Almanya'da kreşlere kadar inmiş durumda.
Akademilerde bir diğer önemli değer ise saha çalışmaları kadar ,teorik eğitim ihtiyacına karşılamak.
Daha önce G.G.P idari menajer olarak çalıştığım takımda futbolun ne olduğu,futbol oyun kuralları,antrenman görüntüleri,maç görüntülerini analiz ettirmek gibi gelişim için önemli verileri  oyuncuların eksiklerini görebilecekleri sunumlar ve çalışmalar yapmıştım.
Eğer ki İstanbul gibi büyük bir şehirde bir futbol takımı iseniz kesinlikle Anadolu ve Avrupa yakalarında futbol üsleri kurup buraya gelen oyuncuların gelişimini takip ederek asıl akademi gruplarına geçişleri sağlanabilinir.
Bir futbol alt yapısında yada  gençlik geliştirme programında olması gereken görev tanımları şu şekilde olmalıdır diye düşünüyorum.
Koordinatör-idari menajer-kondisyoner-halkla ilişkiler birimi-psikolog-spor bilimci stajerler-istatistikçi-beslenme uzmanı-spor hekimi başlıca sayabileceğim görev tanımları.

Sistemli bir akademi için sürekli gelişime açık ,hedefi olan ,sürekli proje üretebilen ve elindeki potansiyel durumu üretkenliğe götürebilen bir anlayış sanırım ülke futbolunun yararına olacaktır.Yukarıda kendimce saymış olduğum kriterleri gerçekleştirdiğimiz zaman akademilerden A takıma çıkan oyuncu sayısı,o takımın milli oyuncu sayısı,o akademinin liglerde oynayan oyuncu sayısı artacağını düşünüyorum.Buda sanırım hazır oyuncu yerine kendi değerlerimizi ortaya çıkaracak fırsatlar yaratacaktır.



15 Ekim 2013 Salı

Avrupa'nın 5 Büyük Ligindeki Yerli Oyuncu Durumu

Ligimizde hep gündeme gelen yabancı oyuncu sınırlaması sürekli bir tartışma konusu olmuştur.Çeşitli formüller bulunmaya çalışılmıştır ve bir türlü kimse memnun edilemez.Avrupanın önde gelen  5 ligine bakacak olursak durum biraz daha açıklayıcı olur sanırım.

İspanya la Liga'da .%61.49 oranında (281 yerli oyuncu) bu oranla Avrupa'nın en fazla yerli oyuncu sayısına sahip ülke konumunda.
İngiltere Premier liginde %31.45 oranı ile (161) en az yerli oyuncu sayısına sahip ülke.
Bu iki önemli ligde bu oranlara bakıldığı zaman ispanya milli takımının başarısı,ingiltere milli takımının ise başarı oranının uzun süredir düşük olması göze çarpan en belirgin veriler.

Almanya Bundesliga'da ise yerli oyuncu oranı %51.94(228 Alman oyuncu) ile az bir oran değil.228 Alman oyuncudan saha içerisindeki mevkilere bakıldığında orta saha oyuncularının fazlalığı göze çarpıyor.Bu sayı ıse 107.Bence en önemli kriter olarak göreceğimiz durum ise bundesliga da  yaş ortalaması düşüklüğü.21 yaş altında 57 oyuncuları var.Avrupanın bu konuda ikinci genç ligi.
22-25 yaş aralığında  ise en çok yerli oyuncu bulunduran ülke.İspanya la Liga'da en fazla yerli oyuncu bulunduran lig.Bu ligdede almanya gibi orta saha mevki oyuncu sayısı yüksek(119).En belirgin özelliklerden biride kaleci pozisyondaki yerli oyuncu azlığı.22-25 yaş arası 84 oyuncu ,26-30 yaş aralığında 88 oyuncu,22-30 yaş aralığında ise bu sayı 172 .Bu son yaş aralığı diğer 4 ülkenin üzerinde.
Ispanya la Liga'da sonra en fazla yerli oyuncu bulunduran ülke Fransa.%58.01 oran ile toplam 286 oyuncu lig 1 de oynamakda.Lig 1 ayrıca 21 yaş altı yerli oyunculara en fazla şans tanıyan lig.Bu sayı 84.
Forvet bölgesinde en çok yerli oyuncuda Fransa lig 1 de.Bu sayı 51.
En az yerli oyuncu sayısına sahip lig konumundaki Premier lig,kaleci bölgesindeki 12 yerli kaleci sayısıyla en az sayıya sahip lig.Bundesliga liginden sonra en az yerli forvet olan lig ingiltere premier ligi.
İtalya Serıa A yaşlı oyuncuların ön planda olduğunu düşünüyorum.Seria A da 21 yaş altında en az yerli oyuncu barındıran  lig.En önemli özelliği olan yaş ortalama yüksekliği 30 yaş üzerinde 100 oyuncuya sahip olmasıyla göze fazla çarpıyor.Tecrübenin yanında ,genç oyuncuların oranını yükseltmesi gelecek için daha sağlıklı olur bence.İtalya futbol  ekolü olan savunma anlayışının nedeni olarak bu mevkinin yerli oyunculara emanet ettiklerini bilmeyen yoktur sanırım.

Yukarıdaki parametlere bakacak olursak ülke liglerinde en az kaleci ve forvet oyuncularını yerli oyuncudan yana kullanıyorlar.Buda sanki avrupa liglerinde futbolda hedef bölge olarak nitelendirebileceğimiz mevkilerde  yerli oyunculara olan güvenin az olduğunu akıllara getiriyor.Takımların risk almadan sonucu garanti altına almaya çalışıyorlar gibi görünmekde.


6 Ekim 2013 Pazar

2013-2014 Yılı Şampiyonlar Ligi Takımlarının Web Site Durumları


Şampiyonlar ligi sitesinde belirlenmiş olan kriterlere bakıldığı zaman şampiyonlar liginde bu sezon Bayern munıch sisteminin sanal ortamdada lider olduğunu görüyoruz. Web Sayfasının Amacı ,Kullanıcı Yönlendirme,Site Adresi Kolay ve Akılda Kalıcı Mı,Bak&Hisset,Bilet Alma,Memory Overload,Site Görünümü,Multimedia,Duyarlı Tasarım,Yapı,Sosyal Medya İçeriği gibi kriterler bir takımın internet sitesinin ne kadar anlaşılır olduğunu gösteriyor.Bence bir futbol takımının marka değerinin yükselmesi ,dünya çapında takım olması demek ne kadar kişiye hitap ettiğine ,takımınızı ne kadar sağlıklı bir şekilde tanıtabildiğinize de bağlı sanki.Gelişen ve değişen futbol ekonomisinde futbolun sadece alınan maç skorlarıyla değil,tüm platformlarda doğru bir şekilde sergilenmesi gerekiyor.