15 Ekim 2020 Perşembe

TRT Spor için Spor Endüstirisi ve Teknoloji etkileşiminden bahsettiğim yazım

https://www.trtspor.com.tr/haber/detay/sporda-dijitallesme-nereye-gidiyor-218935.html 


Sporda dijitalleşme nereye gidiyor?

14 Ekim 2020 Çarşamba 10:51 - Son Güncelleme 14 Ekim 2020 Çarşamba 10:14  |  Kaynak : TRT SPOR

Dijital dünyanın önlenemez yükselişi sporu da derinden etkiledi. Hem sporcu bazında hem de organizasyon bazında sporda da büyük değişiklikler var. Peki bu dijitalleşme bizi nereye götürecek? Seçkin Renklibay yazdı.

  • facebookta paylaş

Spor yıllardır farklı biçimlerde dolaylı ya da doğrudan tüm insanların hayatında küçümsenemeyecek bir yere sahip... Birçok bireyin farklı yollarla yaşadığı bu faaliyet bir sosyal olgu olmanın ötesinde günümüzde her yönüyle incelenmesi gereken bir endüstri haline çoktan geldi. 

Spor alanında branş farketmeksizin teknolojide meydana gelen değişimleri spor alanında da fazlasıyla görüyoruz ve göreceğiz. Gelişimin her alanda süreklilik arz ettiği dünyamızda yeniliklerden faydalanmak kaçınılmaz oldu. Spor ekonomisinin büyümesi ve hata oranının azaltılma gereksinimi, sporun tüm paydaşlarına getirdiği konfor alanı ve spor pazarlama süreçlerinin teknolojiyle birleşmesi gibi birçok neden sayabiliriz. Teknolojiden her alanda faydalanılırken getirdiği olanaklardan sporun yararlanmaması düşünülemezdi bile.

Spor alanında teknoloji özellikle popüler branşların etkisiyle gün yüzüne çıkarken sporun özüne ve doğasına zarar vermeden ancak modern yaşama da adapte edilmesi gerektiği düşünenlerdenim. Özellikle 2000 yılların başından itibaren spor organizasyonları ekonomik etkileri büyümeye başladıkça organizasyonlar sadece spor değil, eğlence olmaya başladı. Bunların sonucunda ise izleyicilere elverişli ortamların sunulması,izleyenlerin alana sadece spor müsabakası için değil iyi vakit geçirecekleri bir yer olarak görülmesini de sağladı.



Eğitim için gittiğim sistem takımı Ajax da maçlarında stadyumların çok amaçlı kullanımına uzun bir süre bizzat şahit oldum. Birçok toplantımız stadyumda yapıldı diyebilirim.Ayrıca restaurant, kulüp resmi satış ofisleri, kültürel etkinlikler alanı gibi birçok alanı içinde barındıran bir stadyum. Günümüzde salonların, stadyumların son teknoloji ekipmanlarıyla donatıldığı,nitelikli spor alanlarını ülkemizde de fazlasıyla görüyoruz. Teknolojiden yararlanmanın bu denli önemli hale gelmesi spor branşı her ne olursa olsun yapılan hataların büyük ekonomik zararlarının en aza indirilmesinin amacının da yolunu açmıştır. Özellikle futbol da çizgi teknolojisi,basketbolda son saniyerlerde atılan sayılar, bireysel spor branşlarında tenis de yine futboldaki benzer çizgi teknolojisi, karate,judo ve yüzme de saniyelerle hatta saliselerle mücadele etme sanırım teknolojiden yararlanma adına bir çok spor branşı için yeterli sebebi içinde barındırıyor diyebiliriz.Yüzmede kulaç gücü ve su altı kameralarla sporcu analizleri gibi bir çok örnek verebiliriz. Spor branşlarında video teknoloji sayesinde antrenörler sporcularını daha detaylı analizleri mümkün hale de getirdi.Bir çok sporcuya koçları yada analiz uzmanları devre arasında ve maç sırasında bile oyunculara geri bildirimlerini bu yöntemle sağlıyorlar.Sanırım teknolojinin iyi yönlerini kullanmak sporun sadece sahadaki sporcuların performanslarının belirleyici olması temel amaç oluyor.

Teknoloji sadece hataları bulmak için değil tabii ki…

Konuya sadece dijitalleşmenin sektördeki hataların azaltılması yönüyle bakmak da doğru değil.Spor yayıncılığında da elde edilen gelirlerin,gelir kalemleri arasında önemli yere sahip olduğunu unutmamak gerekir.Teknolojik imkanlar sayesinde spor branşı farketmeksizin dünyanın bir çok noktasında farklı kanallar aracılığıyla izlenmekte ve spor branşının marka değeri ve bilinirlik düzeyinin artışını da böylelikle sağlamaktadır. Dijital teknoloji sayesinde spor organizasyonları içeriklerini canlı olarak direkt aktarabiliyor ve bazı uluslararası spor federasyonları bunu Tv olmadan direk izleyiciyle buluşturuyor bile. Yayın organlarındaki çeşitlilik ile az izlenen spor branşlarına da artık yer veriliyor diyebiliriz.Bu konuda ülkemizden örnek vermem gerekirse TRT Spor2 kanalı ile amatör spor ve olimpiyatlara hazırlanan tüm branşların müsabakaları da yayınlanarak sektöre olumlu etkilerini görmekteyiz.Bu sayede spor kültürünün oluşması ve sporun alt yapısı anlamında çok faydalı buluyorum.

Sektörde dijitalleşmenin bir diğer etkisi de mobil biletleme alanında gerçekleşti.Ülkemizde de uygulanan bu sistem spor organizasyonlarında turnikelerden çoktan dijital ortamda akıllı cihazlardan giriş yapılıyor. Dijital bilet anlayışı tabi ki her açıdan güvenli olacaktır. Spor organizasyonalarına kimin geldiğinden ,kapılarda oluşacak yığılmaların da önünde geçti diyebiliriz. Bu alanda bir örnek vermem gerekirse IOC (Uluslararası olimpiyat komitesinin) oyunlar kitapçığında yer alan maddeye göre Tokyo 2020 yapılsaydı eğer katılımcı ülkelerin milli takımları ve heyetlerin akreditasyon süreçlerini mobil tanıma cihazı ve yüz tanıma sistemiyle spor alanlarına girişleri sağlanacaktı. Bu büyük spor organizasyonuna da bu özelliği umarım önümüzdeki sene bizzat yaşayarak göreceğiz.

Sporda dijitalleşmenin bir etkisi de giyilebilir teknoloji alanında kendini gösterdi.Önemli sporcuların yapmış oldukları sponsorluk anlaşmalarıyla giyilebilir teknolojin ivme kazanmasını sağladılar. Giyilebilir teknoloji demişken sporcuların antrenman ve branşa özgü müsabaka esnasında vücutlarına bağlanan cihazlar yöntemiyle performans değerleri ve genel anlamda sağlık değerleri kontrol edilebilir ve gelişimleri de takip altında diyebiliriz.Bildiğimiz branşların dışında Euroleage organizasyon birliği ve NFL olmak üzere giyilebilir teknolojiden taraftarın sporcuların performans grafiklerini takip edebilecekleri çalışmalara başladılar bile.Bu sayede teknolojik alt yapısına sahip tesislerde akıllı teknolojilerle sporcu verileri taraftarların akıllı cihazlarına anlık verilerle bilgi olarak düşecek ve etkileşimine yeni bir boyut getireceğe benziyor.

E-Spor

Konumuz sporda dijitalleşme ve spor endüstirisine etkileri ise getirdiği yenilikleri bakımından E-spora değinmek gerekiyor diye düşünüyorum. Ülkemizde de federasyon olarak 2 yıl önce kurulan E-spor federasyonu farklı spor branşlarının elektronik ortamda da popüler olduğunu bizlere gösterdi diyebiliriz. Uluslararası alanda bağlı olduğu kuruluş ise merkezi güney kore de bulunan uluslararası e spor birliği ve şu anda bildiğim kadarıyla 47 üyesi bulunmaktadır. Önümüzdeki dönemde ülkemizde de bu alan da spor ve teknoloji etkileşimini göreceğiz ve teknoloji ilerledikçe her branşta bir hayli gündemde olacağa benziyor.
Spor Pazarlamasında yeni yöntemler… 

Spor ve teknoloji etkileşimden bir örnek de spor pazarlaması boyutunda vermek isterim. Brezilyanın ünlü futbol kulüplerinden Gremio yenilikçi bir fikir ile çeşitli havaalanlarına yerleştirilen otomat sistemleriyle su, bisküvi alır gibi takım forma satışlarını bu yöntemle gerçekleştiriyor. Forma satışlarında pratik pazarlamanın teknoloji ile etkileşimine iyi bir örnek gibi görünüyor. Tüm branşlar için ilham kaynağı olacağa benziyor. Spor da dijitalleşme konusu uzun uzun ve detaylarıyla ele almak gerekir çünkü muhtemelen gelişen teknoloji sayesinde yukarıda yazdıklarımızın yerini çoktan yeni versiyonları almış olacaktır. Spor da dijitalleşmenin bir örneğini de yönetici olarak görev aldığım spor kulüplerinde proje olarak başlatmış olmam ve bunu spor kongrelerinde paylaşmış olmak teknolojiye ne denli önem verdiğimi de gösteriyor. Yönetim alanında spor da dijitalleşme projemde özetle 24 farklı spor branşının 40000 a yakın tüm lisanslı sporcuların alt yapı dahil antrenman takip, müsabaka takip sakatlık süreçleri,alt yapı sporcuları için devamsızlık süreçleri gibi kulübe adım atar atmaz tüm adımların analizlerinin objektif değerlerle branş teknik heyetleri tarafından yapılabileceği bir projeyi yazılımcı ekiple aylarca süren çalışmayla başlatmış olmanın da ne denli faydalı olduğunu hala görüyorum. Özetle spor ve teknoloji gündemimizde hep olacağa benziyor.

5 Ekim 2020 Pazartesi

Trtspor a Covid-19 Sürecinin Spor Ekonomisine olan etkilerini konu aldığım yazım

 https://www.trtspor.com.tr/haber/detay/koronavirus-spor-ekonomisini-nereye-goturuyor-218280.html

https://twitter.com/trtspor/status/1312380632840892427?s=24

https://www.trtspor.com.tr/m/dosya_haber.php?yazar_id=27


Koronavirüs spor ekonomisini nereye götürüyor?

02 Ekim 2020 Cuma 11:09 - Son Güncelleme 03 Ekim 2020 Cumartesi 12:42  |  Kaynak : TRT SPOR

Salgın süreci sporu da derinden etkiledi. Tokyo Olimpiyat Oyunları'nın ertelenmesiyle başlayan süreç, futbolu da başka bir seviyeye çekti. Peki koronavirüsün etkileri futbola nasıl yansıdı? Seçkin Renklibay yazdı.

  • facebookta paylaş

Salgın sürecinin her sektöre olduğu gibi spor sektörüne olumsuzluklarını her spor branşında ayrı ayrı değerlendirmek gerektiğini düşünenlerdenim. Ancak bir gerçek var ki dünyanın en büyük spor organizasyonlarının başında gelen hayallerin sporla birleştiği Tokyo Olimpiyat Oyunları'nın bir yıl ertelenmesi ile başlayan süreç, aslında mart ayı başında olimpiyat oyunlarında başarı oranları yüksek olan ABD, Kanada, İngiltere gibi ülkelerin Tokyo'ya sporcu göndermeyeceğini açıklanmasının ardından hız kazandı.

Bugün itibariyle ise olimpiyat resmi sponsorlarının tereddütleri ekonomik çekinceleri, bir yıl ertelenmesine rağmen oyunların yapılıp yapılamayacağı kaygıları güncelliğini koruyor. Bu yazıda popüler branşlardan örneklerle sizlere bu konuları detaylarıyla aktarmaya çalışacağım.

Gelelim spor ekonomi pastasında bir hayli büyük pay sahibi olan popüler futbol sektörünü salgın nasıl etkilemiş ve etkiliyor?

2020 Avrupa Futbol Şampiyonası'nın ertelenmesi ve bu önemli spor organizasyonun da ulusal katılımcı federasyonların ayak bastı kazanımları dediğimiz ekonomik kazanımları da bir yıl ertelenmiş oldu. Bir parantez de ulusal anlamda ülke sporuna yön veren Gençlik ve Spor Bakanlığı ve Spor Genel Müdürlüğü'nün süreci en hassas şekilde değerlendirmesi, takibi ve ülkede faaliyet gösteren 64 federasyonun süreç yönetme ve planlamalarına olan olumlu katkılarının değerli olduğunu düşünüyorum.

Tabii ki sporda faaliyetlerin sürdürülebilir olması ekonomik verilerin ve akışın iyi yönetimiyle alakalı. Yapılan sponsorluklar, maç günü yayın gelirleri, branşa özgü gelirler gibi birçok gelir kapısından içeri virüs girdi...

Özellikle ülkemizde 64 federasyon 41 federasyonu olimpik olduğunu düşünürsek olimpiyat oyunlarına ülke olarak ne denli yatırım ve önem verildiğini de gösteriyor. Olimpiyat Oyunları hakkında küçük bir detay da oyunların yine aynı isimle önümüzdeki yıl Tokyo 2020 ismiyle yapılacak olması.



Yine gelelim asıl konumuz sporun ekonomisine…

Salgın sürecinin olası azalması ve sporun tekrar canlanma süreci spor ekonomisi paydaşları için yoğun bir mesai anlamına geliyor.

Spor ekonomisi boyutuyla futbol sektöründen bazı istatistiki bilgiler vermek gerekirse; Barcelona'nın İspanya Ligi'nde maç günü gelirleri toplam kulüp gelirlerine oranının %17 olduğunu düşünürsek ekonomisinin bir hayli yara aldığını söyleyebiliriz.  Messi krizinin olası ayrılıkla sonuçlanması durumunda kulüp açısından ekonomisine etkilerini saymıyorum bile.

Gelelim futbolun beşiği İngiltere Premier Lig'e. Manchester United takımın salgın sürecinde forma reklamı sponsor firmanın sözleşmesinde yer alan maddeye göre Premier Lig sezonu tamamlanamaması halinde sözleşme gereği sponsor firmaya ödemesi gereken tazminat maddesi oldukça ilginç değil mi?

Sportif sözleşmeler ve sporcu maaşları konusununda ayrıca ele alınması gerekli gibi görünüyor. Uluslararası spor birliklerinin sporcu sözleşmeleri konusunda liglerin bitiş tarihlerinin baz alınması görüşleri yine spor hukuku açıısından yeni yaklaşımlar getirdi ve getirecek. Kulüp yönetimlerinin yüksek maaş skalasında yer alan sporculara feragat talep süreçleri hala sürüyor gibi. Hak vermemek elde değil. Virüs spor hukuku açısından da yeni tanımlamalarıyla şimdiden protokollerde yerini alacağa benziyor. İlginç ama sektör geliştikçe ekonomi büyüdükçe ekibinizde her olasılığı lehinize çevirecek bir beyin takımı olması gerekliliğini ortaya koyuyor diyebiliriz. Profesyonel yöneticilik kariyerimde yaşadığım deneyimlere göre spor da kurumsallık ancak şirket mantığının spor kültürüne evrilmiş haliyle daha verimli olacağı kanaatindeyim. Ekonomik verilere gelecek olursak, futbol da beş büyük lig de ise ekonomik kayıp 4 milyar Euro'yu çoktan geçmiş durumda.

Lig bazından en büyük kayıp ise Premier Lig'de, 1 milyar 250 milyon Euroluk kayıpla başı çekmekte.Ülkemizde ise Süper lig kulüplerinin kayıpları 1.5 Milyar TL'ye şimdiden ulaştı bile. Ülke futbolumuzun toplam gelirlerine oranına bakarsak ise %25 - %35 arasında tutara ulaşmış durumda.

Sporun içinden gelen ve spor sektöründe profesyonel kariyeri olan biri olarak salgın sürecinin dijital ortam satışlarında ne denli etki ettiğini söyleyebiliriz.

Spor ekipmanlarına olan ilgiyi ve satış rakamlarına olan olumlu etkisi sektörün dijital platformlarını da inovatif bakış açısı getirdi ve getireceğe benziyor.

Özetle; Covid-19 sürecinin spor ekonomisine %25 - %30 aralığında geriye gitmesi ön görülüyorken bu durum sürecin ne yönde seyir edeceğiyle de doğru orantılı olacaktır. Sosyal hayatımıza ve spor gündemimize yeni boyutlar getiren covid-19 umarım en kısa sürede sona erer ve sporun her boyutuyla sağlıklı ve keyifli günlere ulaşırız.

10 Nisan 2020 Cuma

SPOR EKONOMİSİNE CORONA VİRÜSÜN ETKİLERİ

Dünya ve ülke olarak zor günlerden geçtiğimiz bu günlerde  korona virüsün ülke ekonomilerine vereceği olumsuzlukları ele alarak  konuyu  Spor Ekonomisi boyutuyla ele almak istiyorum.Virüsün her sektöre olduğu gibi Spor sektörünü olumsuzluklarını her branşta ayrı ayrı değerlendirmek gerekir.Ancak bir gerçek var ki dünyanın en büyük spor organizasyonlarının başında gelen 2020 Tokyo olimpiyat oyunlarının bir yıl ertelenmesi ile başlayan süreç aslında mart ayı başında başta ABD ,Kanada, İngiltere gibi ülkelerin tokyo ya sporcu göndermeyeceğini açıklamasının ardından hız kazandı diyebiliriz.Futbol da ise durum Euro 2020 Avrupa şampiyonası gibi dünya da çok popüler ve spor branşlarının içinde ekonomik olarak pastanın en büyük payını alan futbol  sektörüne  kadar tüm ulusal ve uluslararası spor planlamalarını etkiledi ve erteleme boyutuna getirmiş durumda.UEFA da bu süreçte Euro 2020 organizasyonundan elde edeceği ekonomik kazanımları ülke federasyonlarına aktaracaktı ancak bu da bir yıl ertelenmiş oldu.Ülke federasyonlarınında büyük organizasyonlara ayak bastı parası dediğimiz gelirleride bir yıl daha rafa kalktı diyebiliriz .Bir parantez de Gençlik ve Spor Bakanlığımıza da açmak gerekirse devam eden korona virüs  sürecinde başından beri çözüm odaklı bir bakış açısıyla spor sektörünün yaralarını saran hamlesini de takdir etmek gerekir.Gençlik ve Spor Bakanlığımız ve Spor Genel Müdürlüğümüzün süreci yakından takip ederek  spor federasyonlarına ve kota elde etmiş sporcularla olan diyaloglarının ve süreç planlamalarının da önemli ve değerli adımlar olduğunu düşünüyorum. Yine gelelim sporun ekonomisine,Tabi ki spor liglerinde sponsorluk, yayın gelirleri ,branşa ait müsabaka günü gelirleri gibi bir çok gelir kapısınında önüne virüs engeli geldi diyebiliriz.Özellikle ülkemizde 65 federasyon olduğunu düşündüğümüzde bunlardan 41 branşın olimpik branş federasyonu olduğunu biliyoruz.Tokyo 2020 olimpiyat oyunlarınında bir sonraki sene 2021 yılında yine aynı isimle organize edileceğini de belirtmek isterim.Korona sürecinden sonra uluslararası spor birliklerinin ve ulusal bazda federasyonların faaliyet planlamalarında yoğun bir mesai bekliyor diyebiliriz.Spor ekonomisi olarak biraz futbol branşından lig bazlı istatistiki bilgi vermem gerekirse ;Barcelona takımının maç gün gelirleri toplam gelirlerinin oranının %17 olduğunu düşünürsek  ekonomilerinin bir hayli yara alacağı kesin.Bir başka örnek de İngiltere Premier lig takımlarından Manchester United takımının korona virüs sürecinde forma reklamı verdiği markanın sözleşmesinde yer alan bir maddede oldukça ilginç.Sponsor olan bu firmanın koymuş olduğu bu ilginç maddeye göre sezon tamamlanmaz ise kulübün sponsor firmaya ödemesi gereken tazminat maddesi de yer alıyor.Firmanın koyduğu bu madde de bizlere sponsorluk sözleşmelerinde yeni bir madde koyulmasını da gündeme getirmiş oldu.İlginç ama sektör geliştikçe yani pasta büyüdükçe her olasılığı düşünmesi gereken bir beyin takımıda olması gerekiyormuş.Virüs günlerinde sporcuların form düzeylerini stabil tutabilmelerini sağlamak amacıyla yeni uygulamalar da gündeme geldi.Sporun içinden gelen eski  sporcu ve bir spor bilimci olarak evde yapılan sporun yararı geçici süreliğine de olsa da sektöre inovatif bir bakış açısı da açtığını düşünüyorum.Spor sektöründe 'Home office yerini spor boyutuyla 'SPORT'olarak aldı sanki.'.2020 Tokyo olimpiyat oyunlarının bir yıl ertelenmesi akabinde uluslararası faaliyet takvimlerinin gözden geçirdiğinde Avrupa basketbol şampiyonası 2021 Tokyo olimpiyat oyunları tarihine denk geldiği için bir yıl ertelenerek 2022 yılına ertelenmiş oldu.Uluslararası boyutla Zincirleme bir faaliyet takvim revizesi kendiliğinden doğmuş oldu böylelikle...
Sportif sözleşmeler ve Maaşlar konusu;
Yaşanan virüs olayı nedeniyle özellikle bir önemli husus da sportif sözleşmeler hususu oldu.Uluslararası spor birliklerinin sporcu sözleşmeleri hususlarında lig bitiş tarihlerini baz alınacaktır görüşleri sözleşme boyularında yeni bir bakış açısıda getirmiş oldu.Özellikle popüler branşlarda yüksek ücret skalasıyla spor hayatlarına devam eden sporcular şimdiden gelirlerinden ve maaşlarından feragat etmeye başladılar bile.
Özetle belirtmem gerekirse ,Korona virüs sürecinin spor ekonomisine yüzde 20-25 düzeylerinde geriye gitmesine neden olacağını düşünüyorum.Tabiki bu durum süre ile doğru orantılı olacaktır.Toplum sağlığı ve konumuz gereği sporcu sağlığı her şeyden önce gelir felsefesiyle umarım dünya da ve ülkemizde virüs süreci en kısa zamanda sona ererek sağlıklı ve spor dolu günlere en kısa sürede kavuşmamız dileğiyle..